Lenfödem

Lenf ödemi ya da Lenf ödem, Lenfödem veya lenfatik obstrüksiyon(İngilizce lymphoedema, Amerikanca lymphedema), lenf sıvısını taşıyan lenf kanalları ilelenf düğümlerinin doğuştan ya da sonradan hasara uğraması sonucu lenf sıvısının ve proteinin lenfatik sistemin taşıma kapasitesinden daha büyük bir bölgede birikmesi sonucu daha çok kol, bacak ve gövdede oluşan ödem ve hastalık. Lenf ödemi olan dokular enfeksiyon riski yaratır. Daha çok elefantiyazis için kullanılan fil hastalığı adı son safhasındaki benzer görünümünden dolayı lenf ödemi için de kullanılır.
 

Lenf ödemi meme kanseri olan hastaların tedavileri sırasında ya da sonrasında sıklıkla karşılaşılan bir sorundur[4].
 

Bacakta lenfatik sistemde doğuştan anomalilerin sebep olduğu lenfödem ile karakterizegenetik bozukluk olarak tanımlanan Milroy hastalığına herediter lenfödem ya dakonjenital herediter lenfödem (congenital hereditary lymphoedema) adı da verilir.

BELİRTİLERİ
 
Şiddetli yorgunluk, ağır şişmiş uzuv ya da baş ve boyun dahil vücudun diğer bölgelerinde lokalize sıvı birikimi, şişkinliğin oluşmaya başladığı bölgede renk değişimi ve sonunda fil hastalığı (elefantiyazis) gibi deformasyon.

TÜRLERİ
•Birincil lenf ödemi (primer lenfödem): Doğuştan gelir ◦Milroy hastalığı ya da Milroy sendromu: Doğumdan hemen sonra ya da ilk iki yıl içinde gelişir.
◦ Meige lenf ödemi ya da Meige hastalığı: 2-35 yaş arasında gelişen ve genelde tek bacakğı etkileyen biçimidir.
◦Tarda lenf ödemi (lymphedema tarda): 35 yaş sonrasında gelişen biçimidir.
 ◦congenital lymphedema
◦lymphedema praecox

 •İkincil lenf ödemi (seconder lenfödem): Sonradan görülür ve genellikle onkolojik durumlardan sonra gelişir.
 

 


LENF ÖDEM HASTALIĞI ( FİL HASTALIĞI)
Aşırı miktarda lenf sıvısının toplanmasından meydana gelen yumuşak dokunun şişmesi hâli. Lenf sistemindeki herhangi bir tıkanıklık, lenf akımında durgunluğa ve neticede lenfin birikmesine yol açacaktır. Toplanan sıvı deri altı yağ dokusu ve derin fascia (zar) tabakaları arasında yayılır.

Lenfödeme yol açan birçok sebep vardır: Bâzı parazitler (wuchereria Bancorfli, Lao Lua) veya mikroorganizmalar (verem mikrobu, frengi mikrobu, streptekoklar) lenf kanallarında yerleşip, tıkanmaya yol açarlar. Neticede lenf damarları parazitlerin ve toplanan iltihap hücrelerinin hacmi ile dolarak dokularda lenf birikimi husûle gelir. Sık sık tekrarlayan lenfanjit nöbetleri neticesinde de lenfödem meydana gelir. Bâzı allerjik hâdiseler, yüzeysel veya derin toplardamarlarının iltihaplanarak tıkanması, yanıkları, ameliyat kesileri, röntgen, radyoaktif izotop ışınları sonucu meydana gelen madde dokusu lenf damarlarının bütünlüğünü bozarak lenfödeme yol açabilir. Doğuştan olan lenfödeme ise Milroy hastalığı denir, bir veya iki uzvu tutar, ağrısızdır, âilenin bir veya birkaç ferdinde görülebilir. Kanserlerin lenf yollarına yayılıp tıkaması da lenfödeme yol açar. Sebebi bulunamayan lenfödemler de vardır.

Lenfödemin bulunduğu uzuv, genişler ve büyür. Ödem, gün süresince artar geceleyin azalır. Fakat her geçen gün şişlikte artma olur. Sert-lâstik kıvamında, basmakla iz bırakmıyan bir ödem söz konusudur. Zamanla ödem artarak, tahta sertliğini andırır. Uzun süren lenfödem sonucu deride kalınlaşma ve pullanma ortaya çıkar. Deri, kalın ve pürüzlü görünümü ile fil derisini andırır. Bu yüzden lenfödem yerine “elephantiasis” (fil hastalığı) deyimi de kullanılmaktadır. Deri ileri derecede gerilir, damarlar zayıflar ve deride ülserler ortaya çıkar. Mantar enfeksiyonları, ekzamalar, toplardamar iltihapları görülür. Bunlardan başka, lenfödeme yol açan asıl hastalıkla ilgili belirtiler de görülür.

Tedavide asıl gâye, lenfödeme yol açan ana sebebi gidermek ve lenf durgunluğunu azaltmaktır.

Hafif lenfödemlerde, ameliyatsız tedâvi denenmelidir. Hastaların uzuvları yüksekte tutulur, tekrarlayan enfeksiyonlar kontrol altına alınır.

Cerrahî tedâvi tam bir başarı sağlamıyorsa da, yaygın ödem, uzun kullanılmaması ve tekrarlayan sellülit hallerinde uygulanır. Cerrâhî tedâvinin esası, lenf sistemi ile toplardamar sistemi arasında bağlantıyı sağlamaya dayanır.